Kiev

UKRAYNA

Kiev, biraz batılı biraz da doğulu yapısı ile tarih boyunca her zaman ilgi odağı olmuştur. Önce Tatarlar batıya açılırken Kiev’i karakol olarak kullanırlar, sonrasında bölge Osmanlı hakimiyetine girer, 1800 yıllarda Rus Çarlığı gücünü artırır ve bölgenin yeni sahibi olur, 1811’de şehirde çıkan yangından sonra bölgeye daha fazla destek veren Ruslar sayesinde Kiev’in büyümesi yeniden başlar ve 20.yüzyıla gelindiğinde Avrupa’nın en büyük kentlerinden biri haline gelir. 1917 Bolşevik devrimi sonrasında St.Petersburg ve Moskova’yla birlikte ülkenin en önemli 3 şehrinden biri haline gelen Kiev 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Ukrayna’nın başkenti olur.

Fakir Olmaktan Hoşlanan Ülke
Dinyeper’in prensi Kiev’de yaşam da nehir kadar yavaş akıyor desem sanırım yanılmış olmam. İlk bakışta insanların telaşsız hali hemen dikkat çekiyor kimse bir yerlere yetişmeye çalışmıyor ve sanırım insanlar bundan kaynaklı olsa gerek oldukça hoşgörülüler. Türkiye’de hayatın hızlı akmasından rahatsız olduğumdan olsa gerek bende bu telaşsız ortama ayak uydurdum. Yorgunluğumu attığım bir kafede haftalık olarak İngilizce yayımlanan Kiev Weekly dergisi ilgimi çekti ve başlık oldukça ironikti, aylık ortalama 402 dolar maaş seviyesi ile Avrupa’da sadece Moldova, Bulgaristan ve Makedonya gibi ülkeleri geçebilen Ukrayna için “Fakir Olmaktan Hoşlanan Ülke” demişler.


Geniş Parkları ile Avrupa’da İlk Sırada
Kiev’de ağaç kesmek yasak! Bu yüzden güneyin boğucu sıcağından kaçıp kuzeyin yeşilliklerinde yürüyüş yapmak için Kiev biçilmiş kaftandır. Uçsuz bucaksız Mariyinsky ve Khreshchatyj parklarından yürüyüş sırasında Dinyeper’i izleyebileceğinizden dolayı görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.

Kiev Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler
Özgürlük Meydanı
Özgürlük Meydanı Kiev’in ana merkez meydanıdır. Geçmişte yüksek kur olarak adlandırılan bu meydandaki ağaçlar Kiev’in inşası sırasında kullanılmak üzere kesilir, ortaya büyük bir ova şeklinde boş bir alan çıkmasıyla Kiev’e gelen elçi, tüccar ve kervanlar bu bölgede bekletilirler. Günümüzde Kiev hem tarihi hem de tarih yazan bir meydan konumundadır. 1991 yılında Ukrayna’nın SSCB’den ayrılması için gösteriler ve toplantılar aylarca bu meydanda yapıldı ve sonunda meydandaki Ukrayna Halkının isteği gerçekleşti, Bu şekilde Ukrayna’nın Rusya’dan ve Beyaz Rusya’dan ayrılması gerçeklesti. İkinci tarih yazması ise 2004 başkanlık seçimlerinden sonra yine Ukrayna Halkı bu meydanda toplanması ve seçim sonuçlarını aylarca burda toplanıp protesto ederek, dünyaca ünlü turuncu devrimi bu meydanda gerçekleştirmiş olmasıdır. Bu yüzden dünya üzerinde yakın tarihin yazıldığı ender noktalardan biridir. Günümüzde büyük bir alışveriş merkezi, özgürlük heykeli, Kiev’in kurucularının heykeli ve şehrin giriş kapılarından biri sembolik olarak bu meydanda bulunmaktadır.


Khreshchatyk Caddesi
Eski Kiev şehrinin giriş noktasıydı ve burada büyük ve sık ağaçlı bir orman bulunmaktaydı. Günümüzde bu cadde Kiev’in değil aynı zamanda Ukrayna’nın da ana caddesi durumundadır. 1100 metre uzunluğundaki bu caddede sağlı sollu pek çok dünyaca ünlü mağaza bulunmakta, ve pek çok caffe, bar ve restoran da cadde üstünde ve caddenin çevresindeki ara sokaklarda bulunmaktadır. Başlangıç noktası Bezarapski Pazarı ve Kiev’in Ak Merkezi sayılabilecek ”Arena City” bulunmakta, bitiş noktasında ise dünyaca ünlü Özgürlük Meydanı bulunmaktadır. Khreshchatik Caddesi hafta sonları ve bayram günleri motorlu araç trafiğine kapatılmakta ve tamamen insanların rahat gezip eğlenmesi için ortam sağlanmaktadır. Khreshchatyk Caddesi, tüm gününüzü ve gecenizi dolu dolu geçirebileceğiniz, dünya.

Andrevski Spusk (Andrevski Yokuşu)
Andrevski yokuşu; Ayasofya meydanıyla, Kontraktova meydanını birbirine bağlayan tarihi bir sokaktır. Bir diğer deyişle yönetim merkezi olan üst şehirle halkın yaşadığı alt şehiri bir birine bağlayan merkezi, tarihi bir sokaktır Günümüzde Andrevski Yokuşu, Kiev’in en önemli turistik merkezlerinin başında gelmektedir. Yokuş boyunca sağlı sollu Ukrayna’ya ait tarihi ve kültürel hediyelik eşyaların satıldığı standlar bulunur, ayrıca Andrevski yokuşunda ressamlar sokağı ve pek çok resim galerisi de bulunmaktadır. Sokak boyunca uzanan mükemmel tarzdaki Dinyeper manzaralı cafe ve restoran yemek yiyebilir ve günün yorgunluğunu atabilirsiniz.

Altın Kapı (Zoloti Vorota)
Kiev prensliğinin kurucusu ve Kiev’i Şehir devlet haline getiren Yaroslav Mudri 1017-1024 yılları arasında Bizans’la o dönemde olan sıcak ilişkilerden etkilenilerek ve Bizans’taki mimariden esinlenerek şehre giriş kapısı ve şehrin çevresine surların inşaa edilmesine karar verildi. Altın Kapı (zoloti vorota) adı verilen giriş kapısı inşaa edildi. Şehrin bu büyük ana giriş kapısı içine ayrıca kilise de inşaa edildi. Şehrin çevresindeki surların yıkılmasına rağmen giriş kapısı günümüze kadar yıkılmadan ve orjinal dokusunu koruyarak kaldı. Günümüzde Kiev’e gelen turistlerin şehrin tarihini ve mimarisini, geçmiş dokusunu anlamak için mutlaka ziyaret ettikleri önemli yerlerden biridir.

Pecherska Lavra
Dinyeper’in tepelerine hakim olan pecerska lavra neredeyse 900 yıllık bir geçmise sahiptir. Bu kompleks yapı, irili ufaklı bir çok kilise ve mimari yapıdan oluşmuştur. Lavra bünyesinde bir çok yeraltı mezarlığı vardır. Bu yüzden mağaralar manastırı olarak da anılan bir yerdir. Minyatürlerden ve kilise hazinelerinden oluşan koleksiyonuyla pecerska lavra dünyanın her yerinden ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır.

Svetoya Sofya Katedrali
Ukrayna’da UNESCO tarafından dünya mirası listesine dahil edilen ilk yapı olan Svetoya Sofya Katedrali’nin iç kısımda muhteşem mozaikler, freskler ve ikonlar var. Tatarların istilasından sonra terk edilen katedral, 1900′lere kadar doğu katolik kilisesi tarafından kullanılmış. Sovyet devriminden sonra hükümet katedrali yıkmaya ve bir tür parka dönüştürmeye karar vermiş, ama çok sayıda tarihçi ve bilim adamının çabasıyla korunabilmiştir. Yine de 1934′te hükümet binaya el koymuş ve müzeye dönüştürmüş. 1980′lerin sonunda politik durum değişmeye başlayınca bu sefer de zaman içinde bu binayı kullanmış bugün ise Ukrayna hristiyanlık müzesi olarak kullanılıyor.

St.Vladimirskaya Katedrali
Andersen masallarından fırlamış gibi görünen kiliseyi dünyaca ünlü yapan, adını Hristiyanlığı Slav diyarına getiren Kinyas Vladimir’den alması ve özellikle de mozayiklerinin benzersiz güzelliği ve büyüleyiciliği.

Mariyinsky Sarayı
Mavi-Krem renklerden oluşan muhteşem güzellikteki saray, Kiev’in en büyük parklarından Mariyinsky içinde yer alır. Rus mimar İvan Minçurin tarafından tasarlanan yapı 1750 yılında Bartolomeo Rastelli tarafindan inşaa edilmistir. Bu etkileyici bina Çar ailesinin malikanesi olarak uzun süre kullanıldı. Bugun ise başkan ziyaretlerine, resmi resepsiyonlara, uluslararası konferanslara ev sahipliği yapmaktadır.

II. Dünya Savaşı Müzesi
Müze, açık kısım ve kapalı kısım olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Açık hava kısmında ölümsüz ateş, ikinci dünya savaşında kullanılan silah envanteri ve vatan ana heykeliyle zafer gününde tören yürüyüşünün yapıldığı toplu bataryalı yürüyüş yolu bulunmaktadır. Kapalı kısım ise vatan ana heykelinin altında bulunan iki katlı müze kısmıdır ve burda ikinci dünya savaşına ait belgeler, resimler ve katliamlarda kulanılan araçlar sergilenmektedir (giyotin makinası, insandan yapılmis sabun, insandan yapılmış eldiven, kemik öğütme makinesi…)


Ulusal Opera Evi
Opera binasi Kiev’in merkezinde B.Hmelnitskogo sokağında yer alır. Binanın dış güzelliği , görkemli iç mimarisi ve zerafetiyle tam bir bütün oluşturmaktadır. Profesyonel sanatçılar, ışık şöleni ve gözalıcı dekorları ile hafızalardan silinmeyecek anılar bırakacağından emin olabilirsiniz.

Hidropark
Hidropark icin Kiev’in Antalya’sı diyebiliriz. 188 hektar arazi üzerine kurulmuş, Dinyeper nehrinin ortasında yer alan bir adadır. Kıyı kısmı tamamen kumla doldurulmuştur. Konum & Ulaşım sorunu da bulunmayan bu noktaya isterseniz arabayla, isterseniz metroyu kullanarak, da ulasabilirsiniz. Hidroparkta, yelken, kürek, su sörfü ve diğer su aktivitelerinden yararlanabilirsiniz. İsterseniz halk plajında, isterseniz paralı özel beech club plajlarında veya özel çıplaklar plajında güneşlenebilir, jet ski, bungee jumping, su kayağı, plaj futbolu ve plaj voleybolu gibi değişik aktivitelerden yararlanabilirsiniz. Gece ise uzun kafe ve barlar sokağında bulunan pek çok kafe ve barlarda yemek yiyip, canlı müzik dinleyebilir ardından da bu bölgede bulunan açık ve kapalı diskolarda sabahlara kadar eğlenebilirsiniz. Hidropark sezonu 01 Mayıs’ta başlayıp, 01 Ekim’de sona ermektedir.

Botanik Bahçe
Kiev’in büyük botanik bahçesi 1937 yılında kurulmuştur. Günümüzde 130 hektar araziyi kaplamakta ve 13.000′i aşkın bitki, çiçek, ağaç çeşidi bulunmaktadır. Bu bakımdan dünyadaki ender ve görülmesi gereken botanik bahçelerden biridir.

Pirogovo Açık Hava Müzesi
Avrupa’daki en büyük açık hava müzelerinden biridir. İçinde Ukrayna’daki altı bölgeye ait insanların gerçekte yaşamış olduğu 100 yıl ile 350 yıl arasında geçmişe sahip yöresel evler ve yöresel köylerin bulunduğu müze.

Tabii ki Kiev’de gezilecek yerler bunlarla bitmiyor, Kiev’de her an yeni bir yer keşfedebilir yeni bir maceraya atılabilirsiniz.

KievNightLife

Kiev Gece Hayatı
Kiev’de gece hayatı oldukça renkli ve hızlıdır. Kiev birçok alternatiflerin sunulduğu oldukça tatmin edici gece klüpleri , striptiz barlar ve casinolara sahiptir. Barlara giriş ücretleri 100 grivna’dan yani yaklaşık 6 euro’dan başlıyor. Gece kulüplerine girerken kapıdaki güvenliklerin face control(yüz kontrolü) ve dress code(elbise uyumluluğu) kontrollerini geçebilmeniz için gideceğiniz mekanın atmosferine göre giyinmenizi tavsiye ederim.

Ne Yenir?
Ukrayna mutfağı; hamurlu tatlıları, mayalı içkileri ve zengin salatalarıyla kendine özgü bir yere sahiptir.

Çorbalar
Ukrayna’nın en ünlü yöresel çorbası kırmızı ve yeşil olarak iki çeşit olarak yapılan Borsh çorbasıdır ve 20’ye yakın malzemeden yapılmaktadır. Kırmızı Borsch pancar ve kırmızı lahanadan, yeşili ise ‘‘ukrop’’ denilen ıspanak benzeri bir sebzeyle yapılmakta, her ikisi de ‘‘smetana’’ adı verilen kaymak ve Ukrayna’ya özgü siyah ekmekle servis edilmektedir.

Etli veya etsiz olarak hazırlanan, içeriği ise mevsim ve tercihe göre değişen Borsh; hafif ve lezzetli olması açısından da sıklıkla tüketilen bir yiyecek seçeneği hâline gelmiştir.

Ana Yemekler
Kiev yemeklerinde, etten çok sebzenin hâkimiyeti bulunmaktadır. Çoğu yemekte, domuz ve tavuk eti ile çeşit çeşit sebzeler karıştırılarak özgün tatlar elde edilmiştir. Sebzeler ile lahana ve patatesin ağırlığı görülmektedir.

Hamurlu yemekler arasında yer alan Varenyky’nin hazırlanışı mantıya benzemektedir. Hamurlar patates, lahana ve mantarlarla doldurularak yerel kırmızı bir sosla servis edilmektedir. Varenyky’e benzer bir yemek olan Perohy ise ana yemek olarak sunulduğu gibi; vişne, tatlandırılmış süzme peynir ve üzüm soslarıyla tatlı olarak da hazırlanabilmektedir.

Lahananın doğranmış et veya jambonla sarılarak hazırlandığı holubtsi, karabuğday ve pirinçle desteklenmekte ve domates sosuyla sunulmaktadır. Süzme peynirin sıklıkla kullanıldığı yemekler olan Syrnyk ve Mlyntsi, krema ve meyvelerin karışımıyla farklı bir damak zevki yaratmaktadır.

Ne içilir?
Ukrayna, özellikle alkollü içeceklerin sıklıkla tüketildiği ülkelerin başında gelmektedir. Bu nedenle Kiev’e uğrayanlar, ziyaretleri boyunca içki kültürünün ister istemez birer parçası olurlar.

Ukrayna’nın Horilka (ya da gorilka); birçok meyve, baharat ve doğal üründen yapılmış (çilekli, ballı, acı biberli gibi) birbirinden çeşitli votkaları; ülkede oldukça popülerdir.

Bal likörü de denilen medovukha; bal, su ve mayadan yapılır ve uzun bir fermantasyon sürecinden geçerek hazırlanır. Bunlar dışında, bira ve özellikle Kırım’dan gelen sayısız çeşidinin de bulunabileceği şaraplarda Kiev’de denemeye değer tatlar arasındadır.

Alkolsüz içki tercih edenler içinse, birçok kuru ve yaş meyvenin suda kaynatılmasıyla yapılan yöresel komposto Uzvar; Türkiye’de de tanınan faydalı içki Kefir; şeker ve çavdar ekmeğinin maya ile bekletilmesiyle üretilen Kvas önemli alternatiflerdir.

Nerede Yenir?
Gril do Brasil
Lesi Ukrainki Bulvarı üzerinde, şehir merkezine yürüyerek 15-20 dakika, araçla 3 dakika mesafede bulunan Grill do Brasil etseverlere muhteşem lezzetler sunuyor. Restoranın et ve et ürünleri seven müşterilerin bayılacağı, kendine özgü bir konsepti var.

Grill do Brasil’de 199 grivnaya (yaklaşık 35 TL) sınırsız mangal keyfi seçeneğini eminim ki çok beğeneceksiniz.

Gimalay
Himalaya Restaurant’ın sahibi ve işletmecisi Ukrayna’ya yerleşmiş bir Hintlidir. İşin başında bizzat durur, hem müşteri ilişkilerini hem de mutfağı idare eder. Bu nedenle de Himalaya’da servis edilen yemekler öyle füzyon yemekler değil, Hindistan’da herhangi bir restoranda yiyebileceğiniz otantik Hint yemekleridir. Personel gayet iyi İngilizce konuşur ve hepsi güler yüzlüdür. Porsiyonlar büyüktür ortaya sipariş edilmeye uygundur. Fiyatlar ise gayet uygundur, tek kişinin bir bira veya şarap eşliğinde alacağı akşam yemeğinin tipik maliyeti yaklaşık olarak 200 grivna (yaklaşık 35 TL) kadardır

 

Benzer Turlar